Search on this blog

Search on this blog

KİŞİNİN KENDİ HİKAYESİNE DÖNÜŞ YOLCULUĞU

“Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk; hiçbir yere gitmiyor.” -Edip Cansever

Şairin bu dizesi çoğu zaman çocukluğun masum, parlak ve özlem dolu yönlerini hatırlatır. Oysa çoğu insan için çocukluk hem ışık hem gölge taşır. Neşenin yanına sessiz acı, güvenin yanına korku, sevginin yanına hayal kırıklığı ilişir. Ve evet… Gitmez. Bir yere gitmediği için bugünümüzün içine, ilişkilerimize, seçimlerimize, hatta bedenimize kadar uzanır.

Psikanalitik ve psikodinamik psikoterapi, insanın bu “gitmeyen geçmiş” ile bugünkü yaşamı arasındaki görünmez bağları anlamasına yardım eden bir yolculuktur.

Bu, semptomlara—kaygı, depresyon, ilişki sorunları, tekrar eden döngüler, öfke patlamaları, boşluk duygusu—sadece sonuç olarak değil, bir “hikâye anlatıcısı” olarak kulak vermeyi gerektirir. Terapide sorulan soru çoğu zaman şudur:

“Bu sıkıntı bana ne anlatmaya çalışıyor?”

                                                                                                                                      Nazlı Büşra Muratoğlu